Eğer hala kızıyorsan..

VF01

Eğer hala kızıyorsan,
kendin ile olan kavgan bitmemiş demektir.

Eğer hala kırılıyorsan, 
gönül evinin tuğlaları pekişmemiş demektir.

Eğer hala kınıyorsan, 
düşüncelerin yeterince berraklaşmamış demektir.

Eğer hala karşılıksız sevmiyor 
ve sevginde ayrım yapıyorsan, 
hala akıl ve mantığını kullanıyor, 
içindeki sevginin yoğunlaşmasına engel oluyorsun demektir.

Eğer hala ‘ben’ demekten vazgeçmiyorsan,
dizginlerin hala nefsinin elinde 
ve sen bu esarete boyun eğiyorsun demektir.

Eğer hala mûsibetlere yana yana üzülüyorsan,
gerçeği bilmiyorsun demektir.

Ve eğer hala ‘şikayet’ ediyorsan, 
hakikati göremiyorsun demektir!..


Şems-i Tebrizi (k.s)

Ticaret üzerine bir Hadis

257 – Abdülmecid İBnu Vehb anlatıyor: “Bana, el-Addâ’ İbnu Hâlid radıyallahu anh: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın bana yazdığı bir mektubu sana okuyayım mı?” dedi. Ben: “Memnuniyetle!” deyince bir mektup çıkardı. Mektupta şunlar yazılı idi: “Bu, el-Addâ İbnu Hâlid İbni Zehve’nin Muhammed aleyhissalâtu vesselâm’den satın aldığı şeyi tevsik eder. el-Addâ ondan bir köle veya cariye satın aldı. Kölede, ne herhangi bir hastalık, ne zina, hırsızlık, kaçma gibi bir düşkünlük ne de satışını gayr-ı meşru kılan hürr asıllı bulunmak, emânet ve rehin olarak verilmiş olmak gibi haramlık yoktur. Bu Müslümanın Müslümana satışıdır.”

Tirmizî, Büyû 8, (1216); Buhârî, senetsiz olarak kaydetmiştir. (Büyû, 19); İbnu Mâce, Ticarât 47, (2251).

İslam’da Samimiyet

Hayatımızın her alanında önemli bir yere sahip olan “Samimiyet”, bir anlamda eylem- söylem, zahir–batın bütünlüğünün sağlanmasıdır. Bu kavramın anlam dünyamızda ihlas, doğruluk, dürüstlük, güven, sadakat gibi kavramlarla da çok yakın bir bağı ve bağlantısı vardır. İnancın, kulluğun ve itaatin sadece Allah’a özgü kılınması, bütün ibadetlerin her türlü riya, gösteriş ve çıkardan uzak olarak sadece Allah rızası için yapılması anlamına gelen ihlas ve samimiyet dinin özü, dindarlığın hülasasıdır. Samimiyetin olmadığı yerde dinden ve dindarlıktan bahsedilemez. Bu gerçeği, Yüce Allah’a ihlas ve samimiyetle kulluk etmeyi emreden ayet-i kerime ile (Beyyine,5) Peygamber Efendimizin “Din samimi olmaktır”(Müslim, Kitabu’l-İman,23) hadis-i şerifi gayet veciz bir şekilde ortaya koymaktadır.

Samimiyet, inanç ve ibadetlerimizde olduğu kadar, insanlarla olan ilişkilerimizde de önemli ölçüde belirleyicidir. Müslümanın Müslümana karşı samimi, içten ve gönülden davranması sağlıklı ve manevi bakımdan güçlü bir toplum oluşturmanın önemli bir unsurudur. Zira Müslümanın en önemli vasıflarından olan güvenilirlik, ancak samimi davranışlarla ve sağlıklı ilişkilerle oluşturulabilir. Aile ve akraba ortamında, komşuluk ve arkadaşlık ilişkilerinde, iş ve ticaret hayatında kısacası hayatın her alanında insanlara

karşı samimi davranmak ahlaki bir erdemdir. Bu erdemi kazanmanın en kısa yolu da her işte Allah rızasını ön plânda tutmak ve O’nun her an görüp gözettiğini akıldan çıkarmamaktır. İnsanları değerlendirmede ve eşyaya bakışta bu yaklaşım esas alınırsa dünyevi çıkar ve hırsların körüklediği pek çok olumsuzluk kolayca bertaraf edilebilecektir.

Samimiyetten uzak söz ve davranışların Allah katında hiçbir değeri olmadığı gibi bu tür eylemler, insanın diğer insanlar nazarında da itibar ve güven kaybetmesine yol açmaktadır. Bu itibarla; samimiyetin zıddı olan riyakârlık ve ikiyüzlülük imanla bağdaşmayan münafıklık alameti olarak kabul edilmiştir. Diğer yandan, Müslümanların Allah’a iman ve kulluk, Kur’an ve Sünnete tabi olma, Peygamber Efendimizi örnek alma, toplumsal görevleri yerine getirme, sınıf ve statü farkı gözetmeksizin bütün Müslümanların ve hatta bütün insanların haklarına riayet etme gibi hususlarda ciddi bir samimiyet sınavına tabi tutulduklarını gösteren birçok dini referans bulunmaktadır.

Bu itibarla Konya İl Müftülüğü, 2014 yılı Kutlu Doğum Haftası kutlama programları çerçevesinde hazırlamayı bir gelenek haline getirdiği eserlerin yedincisinde, “Hz. Peygamber, Din ve Samimiyet” konusunu çeşitli yönleriyle ele almaktadır.

Bu eserde; İnsanın gerçek anlamda kul olmasının, ihlas ve samimiyete bağlı olmasından, Hz. Peygamber ve sahabenin hayatından Samimiyet örneklerine; İman ve ameldeki samimiyetten, Tasavvuftaki ihlas ve sıdk yaklaşımının Sultan Veled’in İntihânâme’sindeki örnekliğine; Toplumsal samimiyetin oluşum sürecinde komşuluk haklarından, Hz. Peygamberin dilinden samimi dua örneklerine; İnfakta samimiyetten, samimi gençlik inşasına kadar bir dizi değerlendirmelerin, neler olduğunu bulacaksınız.